 14 Şubat efsaneleri... Gelenekler,efsaneler ve büyük aşklar yaratmış bu günü. Bir çiçek, bir gülümseme,sıcak bir bakış… Sevgiyi anlatmanın binlerce yolu o gün dile gelir.Adeta dünyanın kalbi daha hızlı atar, mum ışıklarıyla aydınlanır hertaraf. Aşkın renkleri sarar dört bir yanı. İşte 14 Şubat SevgililerGünü veya batılıların deyişiyle Aziz Valentin Günü'nün ortaya çıkışınadair iki efsane... Aşıkları birleştiren Aziz Valentine AzizValentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtındaİmparator II. Claudius vardı. Zalimliğiyle tanınan Claudius aşırı savaşve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasınıistiyor ve kimseye göz açtırmıyordu. Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyleevlenmeyi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraberolamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölensevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacasıaşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalıların 12 tanrıya tapmalarını ve böyledavranmayanların, özellikle de Hıristiyanlarla ilişkiye girenlerinölümle cezalandırılacaklarını emretti. Bu emre uymayanların arasında Aziz Valentinus vardı, gezerek dinselvaazlar veriyor, İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu ve bir yandangençleri gizlice evlendirmeye devam ediyordu. Sonunda yakalandı vehapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneyedönüşerek günümüze kadar ulaştı: Güzel Julia Valentinus’a gider. Hapishaneyi korumakla görevligardiyanın kızı Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyanValentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körleringözlerinin açıldığını öğrenince, kızını gizlice Valentinus'un yanınagötürür. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar,Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'yayönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür,onun bilgeliği ile aydınlanır ve teselli bulur. Bir gün sorar; "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?" Aziz gülümser; "Evet, her birini." Julia; "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyor musun? Görebilmekiçin dua ediyorum, bana anlattığın şeyleri görmeyi çok istiyorum.", Valentinus; "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım." Julia, yere diz çöker ve; "İnanmak istiyorum, bana yardım et." Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içerisi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır; "Valentinus, görüyorum, görüyorum." Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölümemri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakınolmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar.Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir.Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adıverilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'daPraxedes Kilisesi vardır.) Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesidir badem ağacı. Aslına bakılırsa 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Junoadına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinselilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler o güntanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine,azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı iseLupercalia dır, Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilenŞubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi.Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veyayerlerine Hıristiyan versiyonları getirilmeye başlandı. Aziz ValentineHıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ileözdeşleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüşolması güzel bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenmekutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesibütünleştirilmiş oldu. Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yaniSevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgileriniValentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerlesunmaları şeklinde kutlanıyor. Aslında kökende yine birleşme,bütünleşme ve üreme güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da,Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsündeolduğu gibi birleştirilir. Eski Roma'nın evlilik şenlikleri; Lupercalia Festivali EskiRoma takviminde Şubat ortası baharın başlangıcıdır.Baharınbaşlamasından bir gün önce (14 Şubat’ta) “Lupercalia Bayramı” ya da“Kurt Bayramı” adı verilen bir bayram kutlanırdı. Juno onurunadüzenlenen bu bayramda bir kutsama töreni düzenlenirdi. Ertesi gün isebir yıl boyunca işlenen tüm günahlardan arınmak, insanlarındoğurganlığını arttırmak ve sürülerin, tarlaların verimliliğiniarttırmak amaçlarıyla, diğer iki Roma tanrısı olan, çobanların vesürülerin Tanrısı Lupercus'un ve Yunan mitolojisindeki Pan'a benzeyenbir tanrı olan bereket Tanrısı Faunus'un onuruna “Lupercalia Festivali”adıyla bir aşk festivali düzenlenirdi. Lupercalia Festivali'ndegeleneksel olarak hediyeler verilir ve Büyük Roma İmparatorluğu'nunkurucusu “Romus” ve “Romulus” kardeşlerin bir kurt tarafından evlatedinilip büyütüldüğüne inanılan Palatine Dağı'nda keçiler ve köpeklerkurban edilirdi. Festival boyunca “luperci” adı verilen genç erkeklerşehrin sokaklarında ellerinde “februa” denilen ve keçi derisindenkırbaçlarla dolaşırlar ve kendilerini bekleyen kadınların bir senelikgünahlarının ve hatalarının Tanrılar tarafından affedileceği inancıyla,bu kırbaçlarla vururlardı. Kamçılama töreninin ayrıca kadınlarındoğurganlıklarının arttırdığına ve kolay doğum yapılmasını sağladığınada inanılırdı. Pagan inancına göre “arınma ayı” anlamına gelen “Şubat”yani Latince kökenli “February” kelimesi de işte bu ‘februa’kelimesinden türemiştir. Romalılar içinde Tanrı Kurt'un yaşadığıvarsayılan bir mağaranın önünde toplanıyorlar ve kuşların çiftleşmedöneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayında festival günü gençkızlar isimlerini yazdıkları bir kağıdı büyük bir kaba koyuyorlardı vegenç erkekler de bu kaptan birer kağıt seçerek o günkü eşlerinibelirliyorlardı. Akıllarından geçen her cinsel fanteziyi yaşamak veuygulamakla serbest bırakılan gençler bu çekilişin sonucunda ilk kezcinsel ilişkiye girip o gün kendilerini Tanrıçaya sunar ve bir süresonra da evleniyorlardı. Sevgililer günü kartlarının ilk ortaya çıkışıda işte bu döneme rastlar. |